Cildinizde haftalardır iyileşmeyen küçük bir yara, sürekli kabuklanan bir leke veya zamanla büyüyen bir ben, ihmal edilmemesi gereken bir deri değişikliğinin işareti olabilir. Çoğu kişi bu belirtileri sivilce, tahriş veya yaşlanmaya bağlı bir cilt sorunu olarak bilmektedir. Oysa bazı deri tümörleri başlangıçta oldukça küçük ve ağrısız olmaktadır. Deri tümörü belirtileri, yalnızca koyu renkli benlerle sınırlı değildir; pembe kabarıklıklar, kendiliğinden kanayan yaralar ve pürüzlü deri alanları da dikkate alınmalıdır. Her deri tümörü kanser değildir. Ancak özellikle büyüyen, şekil değiştiren veya iyileşmeyen cilt problemlerinin vakit kaybetmeden muayene edilmesi gereklidir. Çünkü olası ciddi hastalıkların zamanında tespit edilmesi açısından önemlidir.
Deri Tümörü Nedir?
Deri tümörü, ciltteki hücrelerin çoğalması sonucunda oluşan iyi huylu veya kötü huylu doku büyümeleridir. Yağ bezeleri, bazı benler ve deri kistleri iyi huylu oluşumlara örnektir. Bazal hücreli karsinom, skuamöz hücreli karsinom ve melanom ise kötü huylu deri tümörleri arasında yer alır.
Bir tümörün iyi veya kötü huylu olduğunu yalnızca dış görünüşüne bakarak kesin olarak belirlemek mümkün değildir.

Deri Tümörünün Belirtileri Nelerdir?
- İyileşmeyen Yara: Birkaç hafta geçmesine rağmen kapanmayan veya iyileşip yeniden açılan yara varsa
- Büyüyen Kabarıklık: Ciltte sonradan oluşan ve giderek büyüyen sert ya da parlak şişlik varsa
- Kendiliğinden Kanama: Belirgin bir yaralanma olmadan kanayan deri oluşumu varsa
- Sürekli Kabuklanma: Aynı bölgede tekrar tekrar oluşan kabuk veya pullanma olması
- Benlerde Değişiklik: Benin renginin, şeklinin veya büyüklüğünün değişmesi.
- Farklı Renklerde Lekeler: Kahverengi, siyah, pembe veya kırmızı tonlar içeren yeni lekeler varsa
Vakit kaybetmenden alanında uzman bir plastik ve rekonstrüktif cerrahisi doktoruna detaylı muayene olunmalıdır. Bu belirtiler tek başına kanser tanısı anlamına gelmez.
Deride İyileşmeyen Yara Kanser Belirtisi Olabilir Mi?
Evet, haftalarca iyileşmeyen bir yara bazı deri kanserlerinin belirtisi olabilir. Özellikle bazal hücreli ve skuamöz hücreli deri kanserleri, başlangıçta küçük bir yara ya da kabuklanan leke şeklinde görülür. Yara zaman zaman kapanmış gibi görünse bile aynı bölgede tekrar açılma ve kanama olabilir.
Her iyileşmeyen yara kanser değildir. Ancak nedenini bilmeden sürekli krem uygulamak veya yaranın kendiliğinden geçmesini beklemek doğru değildir. Kesin tanı ve tedavi için bir plastik ve rekonstrüktif cerrahisi doktoruna gidilmelidir. Bu alanda 25 aşkın engin tecrübesiyle Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu hastanın tüm tetkik ve bulgularını ele alarak kişiye özel tanı ve tedavi planı uygulamaktadır.
Deri Tümörü Sivilce Gibi Görünür Mü?
Bazı deri tümörleri başlangıçta sivilceye benzeyen küçük kabarıklıklar oluşturabilir. Özellikle bazal hücreli karsinom, cilt üzerinde parlak, pembe veya inci görünümünde bir kabarıklık şeklinde gelişir. Bazı oluşumların yüzeyinde ince damarlar fark edilir.
Normal bir sivilceden farklı olarak bu kabarıklık uzun süre kaybolmayabilir ve giderek büyüyebilir.
Haftalar boyunca geçmeyen veya sürekli kanayan sivilce benzeri oluşumların alanında uzman bir doktor tarafından muayene edilmelidir.
Hangi Ben Değişiklikleri Tehlikeli Olabilir?
Benlerdeki bazı değişiklikler, özellikle deri kanseri olma ihtimali açısından dikkat gerektirir.
Şüpheli benlerin muayenesinde kullanılan ABCDE kuralı şöyledir:
- A – Asimetri: Benin iki yarısının birbirinden farklı görünmesi.
- B – Sınır: Benin kenarlarının düzensiz olması.
- C – Renk: Aynı ben içerisinde birden fazla renk bulunması.
- D – Çap: Özellikle 6 milimetreden büyük benlerin dikkatle değerlendirilmesi.
- E – Değişim: Benin zaman içerisinde büyümesi, renk veya şekil değiştirmesi.
Melanom 6 milimetreden küçük de olabilir. Bu nedenle özellikle hızlı değişim gösteren veya diğer benlerden belirgin biçimde farklı görünen oluşumlar önemlidir.
Deri Tümörü Ağrı Yapar Mı?
Deri tümörleri her zaman ağrıya neden olmaz. Özellikle erken dönemde bazı kötü huylu deri tümörleri tamamen ağrısız olabilir. Ancak zamanla kaşıntı, hassasiyet, yanma veya ağrı olabilir.
Ağrı olmaması, ciltteki oluşumun zararsız olduğunu göstermez. Büyüme ve görünüm değişikliği gibi belirtiler varsa doktora gidilmelidir.
Deri Tümörleri En Çok Nerede Görülür?
Deri kanserleri özellikle güneş ışınlarına uzun süre maruz kalan yüz, burun, kulak, saçlı deri, boyun ve el sırtı gibi bölgelerde daha sık ortaya çıkabilir.
Ancak güneş görmeyen bölgelerde de deri kanseri gelişebilir. Bu nedenle cildin tamamındaki yeni veya değişen oluşumlar önemsenmelidir.
Deri Tümörü Tanısı Nasıl Konulur?
Deri tümörü şüphesinde ilk aşama ayrıntılı cilt muayenesidir. Gerekli durumlarda dermatoskop adı verilen cihazla oluşum daha yakından incelenir. Şüpheli lezyonlarda biyopsi alınarak veya uygun şekilde çıkarılan doku patolojiye gönderilerek kesin tanı konulur.
Patoloji sonucunda oluşumun türü belli olur ve kişiye uygun tedavi planı uygulanmaya başlar

Deri Tümörü Nasıl Tedavi Edilir?
Deri tümörlerinde tedavi, lezyonun iyi veya kötü huylu olmasına, büyüklüğüne, derinliğine ve bulunduğu bölgeye göre belirlenir. Bazı küçük ve iyi huylu lezonlar yalnızca takip edilebilir. Kötü huylu deri tümörlerinde ise ameliyat ile tedavi en sık kullanılan ve tercih edilen yöntemlerinden biridir.
Özellikle yüz, burun ve göz çevresindeki ameliyatlarda tümörün uygun cerrahi sınırlarla çıkarılması kadar bölgenin işlevinin ve görünümünün korunması da önemlidir. Gerekli hastalarda çıkarılan dokunun ardından lokal doku kaydırma veya deri grefti gibi estetik ve plastik cerrahi yöntemleri uygulanabilir.
Deri Tümörü İçin Ne Zaman Doktora Gidilmeli?
Cildinizde yeni ortaya çıkan ve büyüyen bir kitle, kendiliğinden kanayan bir yara veya belirgin şekilde değişen bir ben varsa gecikmeden doktora gidilmelidir. Şüpheli lezyonlarda erken tanı, tedavi seçeneklerinin belirlenmesini ve hastalığın erken bir evrede ele alınmasını ve tedavi edilmesini kolaylaştırır.
Sonuç
Deri tümörü belirtileri, ciltte yeni oluşan bir ben, zamanla büyüyen bir şişlik, kendiliğinden kanayan bir leke veya haftalar geçmesine rağmen iyileşmeyen bir yara şeklinde ortaya çıkabilir. Her ben veya cilt lekesi kanser değildir. Ancak büyüyen, renk değiştiren, kanayan ya da sürekli kabuklanan cilt oluşumları mutlaka değerlendirilmelidir. Özellikle erken dönemde fark edilen şüpheli deri tümörlerinde doğru tanı konulması, uygun tedavinin zamanında planlanmasını sağlar.
İzmir Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu, deri tümörlerinin cerrahi tedavisinde, tümörün bulunduğu bölgeye ve büyüklüğüne göre uygun ameliyat ve doku onarımı yöntemlerini değerlendirmektedir. Cildinizde geçmeyen bir yara, büyüyen bir ben veya şüpheli bir değişiklik fark ettiyseniz öncelikle dermatoloji muayenesiyle değerlendirilmesi, gerekli görüldüğünde ise cerrahi tedavi seçeneklerinin planlanması önemlidir.
Deri Tümörü Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
1. Deri Tümörü Çocuklarda Görülür Mü?
Evet. Çocuklarda da iyi huylu deri tümörleri görülebilir. Kötü huylu deri tümörleri ise yetişkinlere göre daha nadirdir.
2. Deri Tümörü Bulaşıcı Mıdır?
Hayır. Deri tümörleri kişiden kişiye bulaşmaz. Ancak bazı bulaşıcı virüsler, belirli cilt hastalıklarının gelişiminde rol oynayabilir.
3. Deri Tümörü Kan Tahlilinde Belli Olur Mu?
Genellikle hayır. Deri kanserlerinin tanısı rutin kan tahlilleriyle konulmaz. Kesin tanı için şüpheli dokunun patolojik olarak incelenmesi gerekir.
4. Deri Tümörü Kendiliğinden Geçer Mi?
Bazı iyi huylu cilt oluşumları zaman içerisinde gerileyebilir. Ancak şüpheli veya büyüyen bir lezyonun kendiliğinden geçmesi beklenmemelidir.
5. Deri Tümörü Alındıktan Sonra Tekrarlar Mı?
Bazı deri tümörleri tedaviden sonra yeniden oluşabilir. Tekrarlama riski tümörün türüne, özelliklerine ve cerrahi sınırların durumuna bağlıdır.
6. Koyu Tenli Kişilerde Deri Kanseri Olur Mu?
Evet. Koyu tenli kişilerde de deri kanseri gelişebilir. Özellikle avuç içi, ayak tabanı ve tırnak çevresindeki değişiklikler de değerlendirilmelidir.
7. Deri Tümörü Ameliyatından Sonra İz Kalır Mı?
Ameliyattan sonra iz oluşabilir. İzin görünümü ameliyatın yapıldığı bölgeye, çıkarılan dokunun büyüklüğüne ve iyileşme sürecine göre değişir.
Bu yazı bilgilendirme amaçlı olup tanı ve tedavi için değildir. Tanı ve tedavi için uzman hekime başvurunuz.
Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu | Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahisi Uzmanı